En İyisi sen ol...........!!!!!!!!!!!!!
Adım Filiz Yıldız.14.02.1979 Tarihinde Kars iline bağlı Akyaka ilçesinin Esenyayla köyünde dünyaya gelmişim.Annemin tabiri ile Nevruz Bayramına 45 kala:)))...!!!
Annemin anlatışına göre adım konulurken zor karar verilmiş.Babamın amcası rahmetli Ali dedem bu kızın adı güneş olsun demiş.Halam ise Filiz Akın hayranı olarak Filiz olsun demiş.Yarışı halam kazanmış(Bu arada kendisine minnettarım soyadım yıldız adım da güneş olsaydı eğer kesin alay konusu olurdum bu kız uzaydan mı geldi diye..:)))))))
4 yaşına kadar köyle yaşadım.Daha sonra Kars merkeze taşınmışız.İlkokul Orta okul ve liseyi Kars merkezde okudum.Babamın yurt dışında çalışması sebebiyle nüfus cüzdanım 8 yaşında anca çıkarılabildi .Çünkü annem ve babam o zaman resmi olarak evlendiler.)))))İlkokul 2. sınıfa kadar parlak bir çocuk değildim.Taki kız kardeşim doğana kadar olunca sanırım işten kaçmak adına benim dersim var deyip kaçtım.Farkında olmadan bu bana başarının anahtarını getirmişti.Kitap okumayı ve anlatmayı çok severdim.Bu arada benim annem hiç okula gitmemiş o yüzden bana çok önem veriyordu.Okuldan gelmemle bugün okulda ne öğrendin kızım diyordu.Saf ve masumdur benim annem o kadar masum ki kızının okuduğu masallardaki kral ve kraliçenin gerçek olduğuna inanacak kadar.......
Neyse ilkokul 5.sınıftayken babam beni okuldan aldı.Çünki benim ailemde anca kızlar ilkokula kadar okutuluyordu.O yıl benim için çok zor geçmişti.Stresten 30 kilo almıştım.Her gün uyurken okuluma beni kavuştur Allah'ım diyordum.Ben bu olumsuz günleri yaşarken ilkokul öğretmenim bizim köye gitmiş tesadüf o ki babamın kuzeninin eşinin dayısıymış benim öğretmenim.Konuşma esnasında bende yıldızlardan bir kız var çok zeki ama okulu bıraktı çok üzülüyorum demiş.Allah ondan razı olsun buda dedemin kulağına gitmiş.Dedem ne olursa olsun Filiz'i okutucam demiş.Neyse 1 yıllı aradan sonra tekrardan okula başlamak benim için o kadar güzel bir duyguydu ki anlatamam.Ben kendimi bildim bileli okumaya ve öğrenmeye aşıktım.Derslerime 4 elle sarılmıştım.Aslında anlatacak çok şey var ama daha fazla başınızı şişirmek istemiyorum.Avukat olmayı çok istemiştim fakat ilk yılımda sınıf öğretmenliğini kazandım.2003 yılında KTÜ Giresun sınıf öğretmenliğinden mezun oldum.
o zamanın puanı 72 küsür almıştım.6 ay boyunca atanmayı bekledim.İnanın çok zordu .Burası küçük yer konu komşu herkes okudu bak ama bişi olamadı sözü beni mahvediyordu.Çok şükür 2004 şubatta il emri ile Kars'a atandım.O zamanlar memleket aşkıyla yanıp tutuşan biri vardı.Ne olursa olsun memleketimde görev yapmalıyım diyen biri.Babamla atandığım köye giderken yaşadığım şoku unutamam .Biz senede bir defa babamın köyüne giderdik.Taksiyle yolda giderken her vardığımız köyün atandığım köy olduğunu düşünerek geldik mi?diye soru sorup duruyordum.Babamda her seferinde yok kızım daha var diyordu.Bende kara kara aman Allahım ben nasıl bir yere tayin olmuşum diye düşünüp durdum.Karstan ilçeye 60 km , ilçeden de köye 17 km varın siz düşünün Ermenistan ila komşu olan köye vardık.Babam kızım görev yerin burası hadi ben gidiyorum dediği an acaba bende babamla mı gitsem ne yapıcam ben buralarda diye düşündüm.Sonra aklıma okuduğum kitaplar geldi.Doğan cücelioğlu'nun Savaşçısı ,İyi düşün doğru karar ver ve Lisede ilk okuduğum kitap "Çalı kuşu "...Yılmamalıydım.Kız çocuklarının umudu olmalıydım , kendi yaşadıklarımı onların yaşamamasına izin vermemeliydim.
Madem şartlar bu o zaman mutlu olmalıydım.Çocukken bana Polyanna derlerdi .Çok severim o oyunu aslında oyun değil akıl sağlığımız için şart ....O köyde tam 3 buçuk yıl kaldım öğretmenlik hayatımın en güzel yıllarıydı.Traktör sürdüm at arabası kullandım ,suya gittim .En az 20 kadına resmi nikah yaptırdım.Çoğu zaman hafta sonları ailemin yanına giderdim hafta sonları .Yine bir pazartesi adı yonca olan bir öğrencim öğretmenim Kars nasıl bir yer diye bir soru sormuştu.Ben o an ne diyeceğimi şaşırmıştım çünkü soran çocuk 14 yaşındaydı.Hiç gitmedin mi yavrum dedim hayır öğretmenim dedi .İlçenin bir kaç büyüğü işte dedim ben ilçeyi de görmedim öğretmenim deyince sınıftan diğer öğrencilerden de görmedik öğretmenim deyince çok üzüldüm.O gece düşündüm ne yapabiliriz diye.Biz bir köy okuluyuz bırak otobüs tutup çocukları gezmeye götürmek okula hademe bile tutamıyoruz.Okulu biz öğretmenler temizliyoruz.Ama çocukların bu durumu da içime dert olmuştu.O zaman okullar ilköğretimdi ve 8.sınıflar için mesleki rehberlik vardı.Bu kapsamda Kafkas üniversitesine fax çektim ilçeden.Mesleki rehberlik kapsamında üniversitenize gezi düzenlemek istiyoruz fakat maddi olanağımız yok araç konusunda bize yardımcı olabilir misiniz diye .Çok geçmeden cevap geldi .Bize tam 40 kişilik 2 araç tahsis edildi çocuklarımızın ve benim yaşadığım o güzel günü hiç unutamıyorum. O zamanlar sosyal medya bu kadar aktif değildi keşke olsaymış ...
Ne mi oldu .Bir öğretmenler günü bakıyorsunuz mesaj kutunuzda bir mesaj öğretmenim beni hatırlamazsınız ama ben sizi iç unutmadım öğretmenler gününüz kutlu olsun diyen güzel yürekler
Anlatacak çok anım var ama şimdilik bu kadar yeter sanırım .Bu arada sülalemde ilk üniversite okuyan kızım.Benden sonra kız okur mu okutalım mı okutmayalım mı ?diye konuşan yok

harikasınız öğretmenim..bir o kadar da azimli...
YanıtlaSilHarika tek kelimeyle. Öğretmenlik farklı bir şey.insanlarin hayatlarına dokunmak. Iyi ki öğretmeniz öğretmenim.
YanıtlaSilNe guzel anlatmissiniz. Benzeri olayları 1987 yılı ile hayal edin. Sanliurfanın bir sınır köyünde. Sanki benim öğretmenliğimöğretmenliğimsen bir parça gordum satırlarınızda.
YanıtlaSilOkurken cok duygulandim
YanıtlaSilMükemmel
YanıtlaSilöğretmenim diliniz çok güzel ..bayıldım..hikayenizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler..lütfen yazınnn
YanıtlaSilHocam siz bir savaşçısınız😃❤️❤️❤️❤️
YanıtlaSilkesilikle:))))))
Silİyi ki sizin gibi öğretmenlerimiz var! Hala azimle yılmadan bütün enerjinizi vererek bu görevi hakkıyla yaptığınız için teşekkür👏👏👏
YanıtlaSil